5 Ekim 2012 Cuma


MACBETH
  Yapmakla olup bitseydi bu iş,
Hemen yapardım, olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
İçine zehir döktüğümüz kupayı.
Adam burada, iki katlı güvenlikte:
Bir kere akrabası ve adamıyım:
Ona kötülük etmemem için iki zorlu sebep.
Sonra misafirim; Değil kendim bıçaklamak,
El bıçağına karşı korumam gerek onu.
Üstelik bu Duncan, ne iyi yürekli bir insan,
Ve ne bulunmaz bir kral.
Her değeri ayrı bir İsrafil borusu olur
Lanet okumak için onu öldürene!
Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde.



                                                                                               William Shakespeare

1 Mayıs 2012 Salı

     soru sorma oku

-aslında seviyorum evet.
--e konuş.
-yanlış
--ne diyorsun anlamıyorum.
-bende anlamıyorum
--pekala sus o zaman.
-şu an zaten susuyorum.

13 Nisan 2012 Cuma


                             GÜYA RESSAM 

Tuval boştur önceleri ,onu ellerinle ,yerden hafifçe alırsın.O senin,ilk tuvalindir, ne bi yere çarpmak istersin ,ne de en ufak sarsılsın ,dokunamazsın bile.
         Sonra Baş köşene koyar, sabahlara kadar izlersin ,acaba hangi renkleri kullansam ,mor mu olsa, yoksa mavi ;yok yok ikisi de değil en iyisi kırmızı olur.Evet sonunda olmuştur ,resim çizilmeye ve boyanmaya çoktan başlanmıştır.Ve haftalar sonra o mükemmeliyet  ,resmin gözlerinde görünür.'Güya ressam', derki; içindeki o mükemmel haz ,sevinç,dolup taşmıştır.'İşte bu' der,'işte bu.Yapıp, yapabileceğimin en iyisi bu' der.Geçer karşısına izler doymak bilmeden.Resmin karşısında ,şarkılar söyler ,şarkılar dinler,anlatır resme hayatını ,resmi de dinler –tabi resmin anlattığı kadar- maviliklerine doyamayacakmışçasına ,bakar resmin gözlerine.Günün birinde geçer resmin karşısına kafasında sorular kurar,ta ki o ana kadar hazzı,sevinci anlatan resim ,sanki yangına dönüşmüş gibi, acının en alasını bütün noktalarından savurur.
           Artık kandır ,tuvalden akan,candır.Tuval durduk yere paramparça olmuştur.Acaba tuval,bu kadar ,güzelliği kaldıramamış mıdır ki?tahtalar bir kenara ,parşömen parçaları bi tarafa ,binbir parça halde saçılmıştır Ressamı -daha doğrusu güya ressamı- da resme tövbe ettiren olay budur.ne yaptıysa fayda etmez ,dağılan parşömenleri toplamaya,ne ilaçlar,ne de tuzlu sular.